
Neden her bir parçayı test ediyoruz? (Ve bunun üretiminiz için neden önemli olduğu) Yüksek hassasiyetli bir üretim ortamında, tek bir küçük elektrik sızıntısı bile yeterli olabilir. Bu durum, tüm waferlerin zarar görmesine veya tüm üretim sürecinin durmasına neden olabilir. İşte bu yüzden “ grup bazında örnek alma” yöntemini kullanmıyoruz. Sadece birkaç parçayı rastgele test edip en iyi sonucu ummuyoruz. Fabrikamızdan çıkan her lamba ve ısıtıcı eleman, %100 dayanım voltajı ve yalıtım direnci testlerinden geçiriliyor. Sınırları zorlamak İşleyiş şöyle: Her bir üniteyi normal çalışma voltajının çok üzerindeki değerlerde test ediyoruz. Eğer bir lambanın çalışma voltajı 220V ise, ona çok daha yüksek bir voltaj uyguluyoruz. Neden? Çünkü zayıf noktaları şimdi bulmak istiyoruz, ileride değil. Kuvarsın içindeki mikroskobik çatlakları veya elektrotlardaki küçük toz parçacıklarını tespit etmek istiyoruz; bunlar göze hoş görünse de, cihaz bağlandığı anda kısa devreye neden olabilir. “Görünmeyen” faktörler Yüksek voltaj sadece sorunun yarısıdır. Aynı zamanda sızıntı akımını kontrol altında tutmak için yalıtım direncine de büyük önem veriyoruz. Temiz oda ortamlarında, parazit akımlar büyük bir sorundur. Bunlar hassas sensörleri bozar ve istenmeyen sorunlara yol açar. Canlı terminal ile şasisi arasındaki direncin sağlam olduğundan emin oluyoruz. Dengeli bir yaklaşım Ancak burada bir dezavantaj var: Eğer Hipot testlerini aşırı derecede sert yaparsanız, yalıtım malzemelerine zarar verebilir ve mükemmel durumdaki parçaları bozabilirsiniz. Bu oldukça zor bir denge işidir. Testleri, “kalitesiz parçaları” tespit edebilecek kadar yüksek tutuyoruz, ancak sağlam parçalara zarar vermeyecek kadar da düşük tutuyoruz. Sonuç olarak, fabrika hatası yüzünden bozulan parçalar elde etmiyorsunuz. Lütfen kendi makinenizin topraklama sistemini kontrol edin. Dünyanın en iyi testlerden geçmiş lambası bile, eğer şasiniz yerinden oynuyorsa veya bağlantılar düzgün yapılmamışsa bozulacaktır.